Büyük Savaşlar

Katalon Savaşı ve Hun İmparatoru Attila

Katalon Savaşı

M.S 451’de; Fransa’nın kuzeydoğusunda, günümüzde Chalons sur Marne adıyla bilinen Catalaunum bölgesinde bir savaş meydana gelmiştir. Bu savaş, tarihe Katalon Savaşı olarak geçmiştir( Chalons Savaşı ya da Catalaunum Savaşı olarak da bilinir).

Tarihin en kanlı muharebelerinden biri olarak geçen Katalon Savaşında tam olarak kaç askerin savaştığı hala netlik kazanmamıştır. Kaynaklar, asker sayısını 30.000-50.000 ile 200.000-600.000 gibi geniş bir aralıkta gösteriyor. Ancak bu sayıların oldukça abartılı olduğu kabul edilirken, nehirleri kan gölüne çeviren bir savaş gerçekleştiği de ortada.

Avrupa Hun İmparatoru Attila

Katalon SavaşıM.S 406 ve 453 yılları arasında yaşayan Avrupa Hun İmparatorluğu Hükümdarı Attila, M.S 445 yılında kardeşi Bleda’nın ölümüyle resmiyette tek imparator olmuştur. “Barbar” olarak nitelendirilmesine rağmen Attila, Roma’da geçirdiği zaman içeresinde Latince öğrenir ve iyi derecede konuşur.

Bir sarayda değil, bir çadırda yaşar. Batı Hun İmparatorluğunun süregelen “Batı Roma’yla iyi geçin, Doğu Romayı baskıla” politikası, Attila ile yerini “İkisini de baskıla!” politikasına bırakmıştır. Bu da Attila’nın Batı Roma’ya iki büyük sefer düzenlemesi ve kilise tarafından “Tanrının Kılıcı” unvanıyla anılmasına neden olmuştur.

Batı Roma İmparatoru 3. Valentinianus’un haksızlıklarından bıkan kız kardeşi Honoria, Attila’ya bir mektup ve nişan yüzüğü göndererek yardım ister. Attila, bunu bir evlilik teklifi olarak kabul eder ve çeyiz olarak Batı Roma İmparatorluğunun yarısını ister.

Attila için bu, Romayı kontrol altında tutmak için geri çevrilemeyecek bir fırsattır. Ancak Batı Roma, bu teklifin geçerli olmadığını ve Honoria ile evlenemeyeceklerini bildirir. Bunun üzerine Attila, M.S 451 Şubat ayının ortalarında Batı Roma’ya düzenleyeceği ilk seferi başlatır.

Dönemin Şartları- Azizler ve Azizeler

 

Bir tarafta Hunlar-Ostrogotlar diğer tarafta da Romalı Kumandan Flavius Aetius’un önderliğinde Romalılar- Vizigotlar vardır. Katalon Savaşının en trajik yönlerinden biri de Flavius Aetius’un Attila’nın çocukluk arkadaşı olmasıdır.

Aetius, asker toplamakta zorlansa da Vizigot Kralı Theodoric’in varlığı ile avantajlı konuma geçmiştir. Yine de Attila, Paris’e doğru yürürken varlıklı Galya’yı yağmalamış ve bir servet elde etmiştir.

Öte yandan Attila, Avrupa’da birçok aziz ve azize çıkmasına neden olmuştur. Kilise, Attila’nın inançsızlar üzerine indirilen bir kılıç, bela olduğuna dair yaygın bir propaganda başlatmıştır. İnsanlar, Attila’nın gazabından sadece dua ederek kurtulabileceklerine inanmışlardır. Örnek vermek gerekirse; Attila Parisi alamamıştır ve dua eden genç Genevieve,  “Azize Genevieve” olmuştur.

Katalon Savaşı’nın Galibi

Orleans şehrinin Attila tarafından ele geçirildiği sırada, Aetius da lejyonlarıyla Attila’ya doğru ilerler ve Catalaunum Ovalarında Attilayı yakalar. Oldukça kanlı bir çarpışma meydana gelir, Romalılar askerlerinin çoğunu ve Attila da atlılarının çoğunu kaybeder.

Attila geri çekilir ve Aetius da Attila’nın peşinden gitmez. Tarihin en çetin ve kanlı muharebelerinden biri olan Katalon Savaşının galibi de kesin bir biçimde belirlenemez.

Neden Attila Geri Çekildi?

 

Attila’nın savaşı bırakıp geri çekilmesinin en büyük nedenlerinden biri olarak; Attila’nın savaşı kazansa bile çok fazla asker kaybedeceğini dolayısıyla da kazandığı toprakları savunamayacağını bildiği gösterilir.

Öte yandan Attila zaten sefer sırasında kazanacağını kazanmıştır, yüklü bir servetle topraklarına dönebilecektir; daha fazla asker ve at kaybetmesinin Attila için hiçbir anlamı yoktur.

Alternatif bir bakış açısı ise M.Ö 6.yüzyıl bürokrat ve tarih sever Romalı Jordanes’ten gelmektedir. Jordanes; Goth tarihini anlattığı eserinde (Gothic History of Jordanes) Attila’nın fal ve kehanetlere, özellikle de kürek kemiği falına önem verdiğini belirtir. Kahin, Attila’ya “Hunlar yenilecek ve düşman komutan ölecek.” demiştir, Attila da savaştan çekilmiştir.

Attila’nın savaştan çekilmesi Roma’da ağır bir propagandaya dönüştürülmüştür, sokaklarda ezici bir galibiyetten bahsedilir. Aetius’un, Attila’nın peşinden gitmemesi ise o kadar da önemli kabul edilmemiştir. Ancak bilimsel bir gözle bakıldığında ezici bir Roma galibiyetini kabul etmek mümkün görünmüyor.

Papa-Attila Görüşmesi

Batı kaynaklarında sınırlı bahsedilse de, Attila ertesi yıl (452) bir kez daha Honoria ile evlenmek istemiştir. Bu isteği ikinci kez reddedilen Attila bu kez de İtalya Yarımadası’nı kuşatır. Önceki yıl Galya’da yaşananlar bu kez kilisenin tam kalbinde yaşanır.

Aetius, Catalaunum’daki savaşın ardından Attila’nın karşısına bir ordu çıkaramaz, bir sivil olan Papa I. Leo’yu ara buluculuk yapması için Attila’ya gönderir. Papa I. Leo’yla görüştükten kısa bir süre sonra Attila Romayı vergiye bağlayıp, İtalya Yarımadasını terk eder.

Attila’nın ikinci kez Hun toraklarına çekilmesi ya da Papayla görüşmesi hakkında çeşitli teoriler ve rivayetler, günümüze kadar varlığını sürdürmekte. Yaygın görüşlerden biri; Papa 1. Leo’nun İtalya’da başlayan salgın hastalıkla ilgili Attilayı uyarması ve Attila’nın olası bir salgında kaybedeceği asker sayısının küçümsenmeyecek ölçüde olması.

Bir diğer mesele de, Attila’nın atları için otlayacak yeterli alan bulunmaması. Hun ve Asya devletlerinde atlar oldukça önemli yer kaplamaktadır. Atlar için otlayacak alan bulmak, çayır bulmak, ihtiyaçlarını karşılamak oldukça öncelikli bir durum halindedir.

Hatta Moğol İmparatoru Cengiz Han, Çin’i atlar için kocaman bir çayır haline getirmeyi düşünmüştür. Bu durumu bilen Papa I. Leo’nun, Attila’ya atlarını otlata bileceği bir alan olmadığını söylediği düşünülebilir.

Bunlarla birlikte kabul edilen bir diğer görüş de; Doğu Roma İmparatoru Marcianus’un Attila İtalya Yarımadasında iken Hun topraklarına saldırmayı planlamasının, Attilayı caydırması yönünde. Papanın Attila’nın ellerini öpüp, ayaklarına kapanmasıysa en az yukarıdaki teoriler kadar kabul görüyor.

Sonuç olarak Attilayı ikinci kez geri çekilmeye ikna eden şeyin ne olduğu kesin olarak bilinmese de, Papa I. Leo Attilayı uzaklaştırmayı başarmıştır. Aetius’un yapamadığını, Roma Kilisesinin yapabilmesi ve Papa I. Leo’nun Aetius’u sürgüne göndermesi; Roma Kilisesi’ne politik bir güç olma imkanı vermiştir. Orleans, Paris ve Galya’da yaşananlar sırasında kilisenin bu kadar etkin olmasıyla birlikte, bu son gelişmeler Roma Katolik Kilisesinin Avrupa’nın hakimi haline getirmiştir.

İki İmparatorluğun Çöküşü

Attila; ikinci kuşatmadan 1 yıl sonra, M.S 453 yılında düğün gecesinde zehirlenerek öldürülmüştür. Seferlerine devam etmeyi planladığı biliniyor, Attila’nın ölümü bir anlamda Avrupa Hun İmparatorluğunun da sonu olmuştur.

Attila’nın oğulları arasındaki taht kavgaları, küçük oğlu İrnek’in şımartılmış olması ve bağlı kavimlerin bağımsızlıklarını ilan etmeleri çöküşü hızlandırmıştır. Günümüzde Hungary(Macaristan) olarak bilinen Hun İmparatorluğu’ndan miras kalmıştır, İrnek Karadeniz kıyılarına çekilmiştir ve kalanlar Balkanlara dağılmıştır.

Batı Roma İmparatorluğu ise Germen Kavimlerinin saldırılarıyla, Attila’nın ölümünden sadece 23 yıl sonra, M.S 476’da sona ermiş, Germen ve Frank hakimiyetine girmiştir, Doğu Roma İmparatorluğu ise 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından yıkıma uğratılmıştır.

Etiketler
Devamını Gör

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close