Büyük Savaşlar

Maraton Muharebesi – Savaşı (M.Ö 490)

Maraton Muharebesi Persler ve Atinalılar'ın En Kanlı Savaşı

M.Ö 490 yılında, Atina’nın kuzeydoğusunda yer alan Maraton Ovası’nda, Ahameniş İmparatorluğu (Birinci Pers İmparatorluğu) ve Atina Kuvvetleri arasında bir muharebe meydana gelmiştir. Bu savaş tarihe Maraton Muharebesi olarak geçmiştir. Persler ve Yunanlar arasında gerçekleşen bu savaş; Yunan galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

Maraton Muharebesi, Yunan ve Persler arasında gerçekleşen ilk büyük savaştır. Yunan savaş geleneklerini tamamen değiştirmiş ve Yunan dünyasında Pers hakimiyetinin yıkılabileceğine dair bir umut doğurmuştur. Bu muharebenin; sebep ve sonuçlarına geçmeden önce dönemin şartlarını ve İyon İsyanı’nı incelememiz gerekir.

Birinci Pers İmparatorluğu (M.Ö 550- M.Ö 330)

Ahameniş İmparatorluğu yani Birinci Pers İmparatorluğu, M.Ö 6.  yüzyılda Büyük Kiros tarafından kurulmuştur. Batı Asya’da kurulan bir devlet olmasına karşın en geniş sınırları, bugünkü Türkiye, İran, Irak, Suriye, İsrail, Mısır, Ürdün, Lübnan ve Büyük Kiros’un düzenlediği seferlerle Batı Trakya ve Deliorman bölgesine kadar ulaşmış; toplamda 5,5  milyon kilometrelik bir toprak bütününe varmıştır.

Bununla birlikte, Birinci Pers İmparatorluğu tarihte kurulan ilk İran imparatorluğu değildir, yine M.Ö 6.yüzyılda İranlı bir halk olan Medler, Med İmparatorluğunu kurmuşlardır. Ancak 550li yıllarda Kiros, bir ayaklanma başlatarak Medleri hakimiyeti altına almış ve Büyük Kiros olmuştur; Ahameniş İmparatorluğu da böylelikle kurulmuştur.

Büyük Kiros’un iç politika, savaş tutumu ve zekası; Ahameniş İmparatorluğu’nun geniş topraklara sahip olmasını sağlamakla kalmamış, tarihteki ilk haberleşme ağını kuran öncü bir medeniyet olduğunu göstermiştir.

Hızla ve başarıyla yükselen Birinci Pers İmparatorluğu; Kiros’tan sonraki hükümdarların ulusal bir kimlik yaratamaması, hakimiyeti altındaki devletlere ve vatandaşlara getirilen ağır vergi yükü ve yerel yöneticilerin askeri birliklere sahip olması, büyük isyanlar gibi faktörlerden dolayı oldukça zayıflamıştır. İmparatorluğun sonu ise III.Darius yönetimindeyken, Büyük İskender’in elinden olmuştur.

Atina ve İyon Ayaklanması

M.Ö 510 yılında yükselen Alcmaeonidae ailesi, Sparta Kralı I. Kleomenes’in desteğiyle birlikte Atina Kralı Hippias’ı devirerek, Atina’da tiranlığı yıkmıştır. Bu gelişme Atina demokrasisinin yolunu açarken, birçok ünlü düşünür ve sanatçının ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Hippias ise Pers Krallığına sığınarak, Atina’yı geri istemiş ve yardım ederlerse Atina’nın Pers İmparatorluğu’na boyun eğeceğini söylemiştir.

M.Ö 500lü yılların sonuna doğru İskit topraklarının büyük bir bölümüne sahip olan Pers İmparatorluğu, Trakya’yı gözüne kestirmiştir. Dönemin Pers İmparatoru I. Darius için batı sınırlarını güçlendirmek ve büyük Yunan kentlerinin boyun eğmesini sağlamak oldukça önemli bir konu haline gelmiştir.

Düzenlediği seferler sonucunda I. Darius, Trakya halkının büyük bir kısmına diz çöktürmüş ve Makedonya’yı müttfefik olmaya zorlamıştır. Ancak I.Darius’un göremediği gerçek ise; hakimiyeti altına aldığı İyon halklarının ayaklanmaya ve isyana meyilli olduğudur. Başlarda birer Atina Kolonisi olan İyon devletleri, Atina’da kaldırılan tiranlık ve demokrasiden etkilenmişlerdir.

Öte yandan Pers İmparatorluğu’nun, istila ettikleri kentlere getirdikleri tiranların halk içinden seçilmemesi ve Pers İmparatorluğu’nun menfaatleri doğrultusunda hareket etmesi süreci hızlandırmıştır. Milet Tiranı Aristagoras ve Histiaeus’un bireysel karar ve uygulamaları isyanı tetiklemiş görünse de; Milet’te demokrasinin ilanının yayılması daha etkili olmuştur.

Perslerin Demokrasi Anlayışı

Milet’te ilan edilen demokrasinin ise iç dinamiği oldukça şaşırtıcıdır. Milet Tiranı Aristagoras, Pers Satrabı Artaphernes ile birlikte Nakşa’ya bir istila düzenlemiştir. Bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Artaphernes, bu başarısızlığı Aristagoras’ın hatası olarak görmüş ve onu tiranlıktan azletmeye karar vermiştir. Aristagoras ise daha önce davranıp, Milet’te demokrasiyi ilan etmiş ve Atina’ya sığınmıştır.

Milet’te yaşanan bu karmaşık olaylar dizisi ve demokrasinin ilanının etkileri diğer İyon devletlerinde de hızla karşılık bulmuştur. İyon devletleri, Perslerin atadıkları tiranları birer birer devirip, demokrasiyi ilan etmişlerdir. Bu açıkça Pers İmparatorluğuna bir başkaldırıdır.

İyon şehir devletleri Aiolis, Doris, Kıbrıs ve Karya’nın, Birinci Pers İmparatorluğu’na karşı çıkmasıyla başlayan İyon Ayaklanması M.Ö 499-M.Ö 493 yılları arasında sürmüştür.

Yaklaşan Pers tehlikesinin farkında olan Atina ve Eretria, İyon Ayaklanması’na destek olmayı kabul etmiştir. M.Ö 498 yılında, İyon birlikleri Atina ve Eretria’dan gelen kuvvetlerle birleşerek bölgenin Pers Satraplığı olan Sard’a saldırmışlardır. İyon birlikleri ön şehri ele geçirmiş ve Artaphernes’in sur içlerine doğru çekilmesine neden olmuşlardır.

Ancak saldırı sırasında evlerin yakılması şehirde büyük bir yangın çıkmasına neden olmuştur.  İyon birlikleri ve Atina-Eretria triremeleri geri çekilip, şehirlerine dönmeye karar vermişlerdir.

Efes Muharebesi

Lade Deniz Muharebesi

İyon İsyanı sırasında, Sard’a saldırı haberini alan Pers kuvvetleri; geri çekilen İyon ve müttefik kuvvetlerini izlemiş ve Efes’te yakalamıştır. Savaşa mecbur kalan İyon birlikleri ve müttefik Grek birlikleri, burada ağır bir bozguna uğratılmışlardır. Eretrialı General Eualcides de dahil olmak üzere birçok insan bu muharebede ölmüştür. İyonlar kentlerine kaçmış, Atinalı ve Eretrialılar ise anakaraya dönmüşlerdir. Ancak bu bozgun I.Darius’un öfkesini dindirmeye sebep olmamıştır. I. Darius, Eretria ve Atina’dan mutlaka intikam alçağını söyleyip, yemin etmiştir. I. Darius’un intikam yeminiyle birlikte, uğranılan bu büyük bozgun İyon kentlerinin yalnız kalmasına ve savunma odaklı bir savaş stratejisi geliştirmesine sebep olmuştur.

Lade Deniz Muharebesi

Karya’nın İyon İsyanı’na katılmasıyla merkez ordusunu kaybeden Pers İmparatorluğu, M.Ö 494 yılında, Milet’e saldırmıştır. Milet’te isyan devam etmektedir ve Pers İmparatorluğu donanmasını güçlendirmiştir. Aristagoras’ın ısrarına rağmen Atina, Efes Muharebesi’nin ardından Milet’e yardım etmemiştir.  Yalnız kalan Milet, Pers ordusu karşısında direnememiş, ağır bir yenilgiye uğramış ve halkı köleleştirilmiştir.

İyon Ayaklanması’nın Sonucu ve I.Darius’un Öfkesi

M.Ö 493 yılı boyunca Darius isyan süren diğer İyon kentlerine seferler düzenlemiştir. İyon kentleri Milet’le birlikte birer birer düşmüştür. İsyanı bastırmak I. Darius için yeterli olmamıştır. O, Atina ve Eretria’yı cezalandırmaya kesin olarak kararlıdır.

Politik olaraksa; Pers İmparatorluğu hakimiyetindeki kentlerin bir daha isyana kalkışmamasını sağlamak, topraklarını Marmara’ya kadar genişletmek I.Darius için isyanı bastırmaktan daha önemli olmuştur.

maraton muharebesi heredot hakkinda historia

Antik Yunanistan’daki düzensiz siyasi yapı, şehir devletlerinin birbirleriyle çekişmeler yaşaması, Lade Deniz Muharebesi’nin başarısı ve Pers ordusunun sayıca üstün olması, I. Darius için kolay bir zafer elde edeceği anlamına gelmiştir. I. Darius, Herodot’un da söylediği gibi Antik Yunan’a boyun eğdirmeye gelecektir.

Herodot Hakkında – Herodotos Historiai

M.Ö 500lü yıllardan sonra, Antik Yunan Tarihi’nde Perslerin adına sıkça rastlanmaktadır; bunda ünlü tarihçi Herodot’un etkisi çok fazla olmuştur.

Herodot, M.Ö 484 yılında, Anadolu’nun güneybatısında bir Karya kenti ve hali hazırda Pers hakimiyeti altında olan Halikanas’da (Halikarnassos) doğmuştur. Maraton Savaşı, Herodot doğmadan kısa bir süre önce gerçekleşmiştir. “Herodot Tarihi- Tarihler (M.Ö 430-M.Ö 440)” adlı eseri, Yunan- Pers savaşları hakkında kaynak niteliğindedir.

Antik Yunan’da benimsenen  tanrı- insan, kahramanlık- ilişkiler temalı yazıma karşı Herodot, anlatımında gerçeklerden uzaklaşmadan, nesnel ve öyküsel anlatımı tercih etmiştir. Bu sebeple Herodot, M.Ö 450 yılına kadar süren Yunan-Pers savaşları hakkında güvenilir bir kaynak kabul edilmiştir. Bu anlatım tarzı Herodot’a yüzyıllar sonra “Tarihin Babası” ünvanını da kazandıracaktır.

Maraton Muharebesi- Hazırlıklar

Maraton Muharebesi, kesin olmamakla birlikte 12 Ağustos 490’da gerçekleştiği kabul edilmektedir. Herodot Tarihi’nde yer alan bilgilere göre ay- güneş takviminin 12 Eylül 490’ı gösterdiği söylenir ancak her Yunan kenti farklı bir sistemle günleri hesaplamaktadır. Sparta’nın ise Atina’ya dini bayramlarından dolayı savaşa geç katılacağını bildirmesi, 1 aylık sapma olduğunu göstermektedir. Bu durumda genel kanı, Maraton Muharebesi savaşının 12 Ağustos’ta meydana geldiği yönündedir.

M.Ö 492 yılında fırtına sebebiyle yarım kalan Trakya işgali ve Makedonya’nın vergiye bağlatılması durumu üzerine ( Mardonius Seferi), I.Darius, 490 yılında ikinci bir donanmayla Yunan üzerine gelmiştir. General Datis ve Artaphernes (Sard Satrabı Artaphernes’in oğlu General Artaphernes) komutasındaki ordu Ege kıyılarına ulaşmıştır.

I.Darius’un amacı Ege’deki Kiklad Adaları’nı ele geçirmek, Artaphernes istilasından başarıyla kurtulan ve İyon İsyanı sırasında direnen Nakşa’yı almak, Atina ve Eretria’yı Pers İmparatorluğu bünyesine katmak ve olası bir İyon İsyanı’nın daha başlamadan bitirilmesini sağlamaktır.

maraton muharebesi hazırlıklar

Datis ve Artaphernes, Lindos’da bir başarısızlık yaşamalarına rağmen Ege Denizi’ni, Nakşa’yı da alarak kolaylıkla geçmişlerdir. Ele geçirdikleri adalar arasında bir haberleşme ağı bile kurmayı başarmışlardır. Başarıyı kutlamak adına kesilen kurbanlardan sonra, Datis ve Artaphernes komutasındaki Ahameniş ordusu, Eretria’ya ulaşmıştır.

Eretria’nın Düşmesi

Eretria, saldırıya 6 gün kadar dayansa da 7. gün düşmüştür. I.Darius, intikam planının ilk kısmını gerçekleştirmiştir. Eretria halkı köleleştirilmiş ve Pers İmparatorluğu’na “ekmek ve su” (toprak ve su olarak da geçer) vermeyi kabul etmiş ve Pers hakimiyetine girmiştir.

I.Darius için her şey yolunda gitmektedir. Ahameniş ordusunun sayıca üstün olması ve Atina Tiranı Hippias’ın yol göstermesi sayesinde, I. Darius’un savaşın başarıyla sonuçlanacağına olan inancı tamdır. Pers donanması Atina’yı almak için hazırdır.

Bu sırada ünlü Atina ordusunun başında General Miltiades vardır. Miltiades, Milet’in düşüşü ile birlikte Atina’ya sığınmış eski bir tirandır. Ele geçirdiği yerler arasında Gökçe ve Limni Adaları da vardır. Ancak Atina’da saygı gören Miltiades siyasal yaşama da girmeyi başarmıştır. Herodot’un anlatımına göre, Eretria’nın düşüşünden sonra Atina ordusuna katılan 10 Yunan kabilesinden 10 general; Perslere karşı ilerleyişi belirlemek için oylamaya gitmişlerdir.

Perslere karşı direniş oylaması

Perslere karşı bir saldırıya geçilip geçilmeyeceği bu konseyden çıkan karara bağlıdır. 5 general Perslerin sayısal bakımdan üstünlüğünü bahane ederek savaşmaktan kaçınmaları gerektiği yönünde oy vermiştir. Diğer 5 general ise kesinlikle Perslere saldırılması gerektiğini savunmuşlardır.

Miltiades de savaş yanlısı tarafta olmuştur. Oylama bir sonuca bağlanamayınca Kallimakhos’un oyuna başvurulmuştur. Atina’da önemli bir pozisyonda olan Kallimakhos, Miltiades’in de etkisiyle savaş lehine oy kullanmıştır. Kallimakhos daha sonra Platea ordusunu yönetecektir.

Pers donanması, Eretria’nın karşısında ve Atina’ya yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunan Maraton Koyu’na ulaşmıştır. Datis, doğrudan Atina’ya saldırmamış ve Maraton muharebesi savaşının gerçekleştiği Ovası’na asker çıkarmıştır.

Diğer Grek devletlerinden yardım alamayan Atina’ya destek 1000 kişilik hoplit (ağır piyade) birliğiyle, küçük bir şehir devleti olan Platea’dan gelmiştir. Ancak Sparta da Atina’nın yardım isteğini geri çevirmemiştir. Yine Herodot’un anlatımına göre; Sparta’da o sırada Carneia kutlanmaktadır.

Bu dini bayram sırasında Sparta halkı savaşmaz ve barış hakimdir. Bu sebeple Sparta, Carneia Festivali’nin üzerinden bir dolunay geçtikten sonra Atina ile birlikte savaşacağını bildirmiştir. Bu da yaklaşık olarak 10 güne denk gelmektedir.

Atina-Platea ordusu, Pers birliklerinin Atina’ya ulaşmasını engelleyebilmek için Maraton Ovası’na yerleşmişlerdir.

Atina’ya ulaşan iki çıkışı da tutan birlikler, Perslerin karaya çıkmasını beklemişlerdir. Atina- Platea ordusu ve Pers ordusu Maraton ovasına konuşlanmış ve 5 gün boyunca hareketsiz kalmışlardır. Miltiades açısından bu bekleyiş oldukça avantajlıdır ve Sparta’nın yardıma geleceği süreyi kısaltmıştır. Ancak General Miltiades ani bir karar değişikliğine gider ve Pers ordusuna saldırır.

Atina ordusu, merkezde güçlü 3 kanada ayrılmıştır. Ağır piyadelerden oluşan ordu, sağ kanat ve sol kanatlarda oldukça baskın olmuştur. Merkez kanatta taktiksel olarak geri çekilen Atina ordusu, Pers ordusunu diğer kanatlardan kıskaç altına almış ve Persleri kanlı bir yenilgiye uğratmıştır.

Yaralılarını ve atlarını gemilere taşıyan Pers ordusu, geri çekilmiştir. Ancak Pers donanması Asya’ya dönmek yerine rotasını Atina’ya çevirmiştir.  Atina’ya ulaştıklarındaysa surların üzerinde Miltiades ve ordusunu görmüşlerdir. Datis, bu ağır yenilgi ve deniz yolculuğunun ardından Atina’ya saldıramayacak kadar güçsüz düşmüş ve Pers İmparatorluğu’na görü dönmüştür.

Savaş sırasında Atina- Platea ordusunun yaklaşık olarak 9.000-10.000 arası ağır piyadeye sahip olduğu buna karşı Pers ordusunun 25.000- 100.000 arası askerinin olduğu bilinmektedir. Persler açısından bu sayı avantajı, savaş sonunda bir dezavantaja dönmüştür. Atina ordusu ve destek kuvvetinin asker kaybı 200ü bulmamıştır ancak 6.000 Pers askeri ölmüştür.

Pers İmparatorluğu’na karşı kazanılan bu galibiyet, Atina ve Yunan medeniyetleri açısından çok önemli olmuştur. Sıklıkla birbirleriyle çatışma halinde olan Yunan medeniyetleri arasında birleştirici bir rol oynamış ve Pers hakimiyetinin sona ereceğine dair bir umut olmuştur.

Detaylar- Maraton Koşusu

Maraton Muharebesi’ne ait başlıca bilgiler, Herodot’un “Tarihler” isimli eserinden elde edilmiştir ve hala tartışmalı bir konudur.  Herodot’un görece objektif bir tarihçi olduğu kabul edilir ancak anlatımının abartılı ve masalsı olduğu da bir gerçektir.

Muharebede tarafların neden birbirine saldırmak için 5 gün beklediğiyse, hala aydınlatılmış bir konu değildir.  Herodot’a göre, ilk saldıran taraf Atina’dır. Neden Persler beklemiştir o halde? Mısır’da başlayan isyan ve Hindistan’da süren savaş Perslerin geri çekilmesinde etkili olmuş olabilir. Yaygın bakış açısıysa Perslerin, Maraton Ovası’nı boşaltarak, Atina’ya gitme hazırlıklarında olduğu ve Atina’dan önce bir çatışmaya girmek istemediğidir.

Hazırlıkları fark eden Miltiades’in de Atina’yı korumak için direkt ve hızlı bir biçimde Perslere saldırdığı söylenir. Herodot’u diğer tarihsel kaynaklar da destekler. Herodot, ağır piyadelerin yani hoplitlerin koştuğunu ilk defa Maraton Savaşı’nda gördüğünü söylemesi, birçok açıdan mantıklı ancak Sparta’nın dolunaydan sonra yardıma geldiği hala kesinleşmiş değildir. Öte yandan eski bir tiran olan Miltiades, Pers ordusuna hizmet verdiği sürece, Pers savaş taktiklerini iyi derecede kavramış ve buna Yunan savaş stratejisini uyarlamıştır.

Darius’un bu yenilgiye çok kızdığı ve Datis’i idam ettirdiği söylenmektedir. Bu, kanıtlanamamış olsa da Datis’ten bir daha hiç bahsedilmez.  I.Darius’un, Atina ve Eretria’ya beslediği kinin bir sonucu olan bu savaşın yenilgiyle sonuçlanmasının yıkıcılığını şu örnekle anlatabiliriz sanırım. I.Darius’un İyon İsyanı’ndan sonra intikam yemini ettiği biliniyor ancak bir rivayete göre I.Darius, Atina intikamını bahşetmesi için her gün tanrılarına yalvarmış ve hatta her yemekten önce kendisine “Atinalıları unutmayınız” diye fısıldayan bir uşak tutmuştur.

  1. Darius’un kini

Kanlı Maraton muharebesi yenilgisinin ardından I. Darius bir kez daha intikam yemini etmiştir. Atina’ya yapacağı diğer saldırıları planlamaya başlamıştır ancak muharebeden kısa bir süre sonra ölmüştür. Babasının bu dileğini yerine getirmekse I.Serhas’a (Xerxes) düşmüştür. Serhas, M.Ö 480 yılında Yunanistan’a ikinci Pers saldırısını düzenlemiştir. “300 Spartalı” filmine de konu olan Termopylae Muharebesi’nde zafer kazansa da babasının yarıda bıraktığı işi tamamlayamamıştır.

Maraton Savaşı, günümüze kadar uzanan maraton koşularının da kaynağı olarak kabul edilmiştir. Söylenceye göre genç ulak Pheidippides, muharebeden sonra Maraton Ovası’ndan Atina’ya kadar 40 kilometre koşmuştur. Genç koşucu Atina’da “Zafer kazandık!” diye bağırdıktan sonra düşüp ölmüştür. Diğer bir yorumsa; Pheidippides’in Atina’ya kadar koşmasının amacının; Perslerin karadan değil, denizden geleceğini haber vermek olduğu yönündedir. Sebebinden bağımsız olarak, Pheidippides günümüze maraton koşusu kavramını kazandırmıştır ve ilk maraton koşusu 1896 yılında Atina’da düzenlenen ilk olimpiyatlarda koşulmuştur.

Summary
Maraton Muharebesi - Savaşı
Article Name
Maraton Muharebesi - Savaşı
Description
M.Ö 490 yılında, Atina’nın kuzeydoğusunda yer alan Maraton Ovası’nda, Ahameniş (1. Pers) İmparatorluğu ve Atina Kuvvetleri arasında bir muharebe meydana gelmiştir. Bu savaş tarihe “Maraton Muharebesi” olarak geçmiştir. Persler ve Yunanlar arasında gerçekleşen bu savaş; Yunan galibiyetiyle sonuçlanmıştır.
Author
Publisher Name
Ulusalİhanet
Publisher Logo
Devamını Gör

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol edin

Close
Close