TC Başbakanları

Refik Saydam Kimdir?

Refik İbrahim Saydam Hayatı, Çalışmaları, Siyaset ve Aile Yaşamı

Refik İbrahim Saydam ülkemizin Türkiye Cumhuriyetinin 4. Başbakanıdır. Refik İbrahim 1881 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinde Cırcır mahallesinde dünyaya geldi. Babası Bayramören ilçesinden Erenler köyünden Uzunömer oğlu Abdurrahman Ağaoğlu Hacı Ahmet Efendidir. Baba Hacı Ahmet İstanbul’da yağ ticareti yapmaktadır. Annesi ise Fatma Nefise Hanımdır.

Okul ve Eğitim Yılları

İlkokulunu mahalle mektebinde okudu. Ardından Fatih Askeri Rüştiyesine gitti. 1896 yılında İstanbul Kuleli Askeri Tıbbiyesinde girdi. Askeri Tıbbiyeyi doktor yüz başı olarak bitirdi. 3 yıl boyunca Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Embriyoloji ve Histoloji bölümlerinde çalıştı.

Almanya Berlin bölgesinde Askeri Tıp Akademisinde ordu bünyesinde staj eğitimi gördü eğitim gördü. 1912 yılında Balkan harbi başlaması ile yurda dönüp askeri birliklerde hekimlik yaptı.  Balkan savaşı çıktığı sıralarda Antalya ve Çatalca bölgelerinde kolera hastalığını önlemek için çalışmalar yaptı.

Sağlık Üzerine Görevleri

1914 yılında sahra genel sağlık müfettiş muavini olarak atandı. 1916 yılında Galiçya’daki Türk kolordusunun sağlık teşkilatında denetmen oldu. Bakteriyoloji enstitüsünde tifo, dizanteri, veba, kolera ve tetanos serumlarının üretilmesinde aktif görev aldı.

Birinci dünya savası sonuçlandıktan sonra İzmit Askeri Kumaş fabrikası hekimi oldu. Arkasından 9. Ordu Kıta Sıhhiye Müfettiş yardımcısı oldu. 1. Dünya savaşında ordunun aşı ve serum ihtiyacını karşıladı. Hasankale bölgesinde salgın hastalıklarla mücadelesini sürdürdü. Tıp tarihine tifüse karşı hazırladığı aşı ile girmeyi başardı. Hazırladığı aşı birinci dünya savaşı sırasında Alman ordusu tarafından kullanıldı.

Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı ve Milli mücadele Dönemi

16 Mayıs 1919 yılında Samsun hareket eden Bandırma vapurunda İbrahim Refik Saydam da yer alır. Samsun ilinde böbrek rahatsızlığı yaşayan ve ateşlenerek sıtma olan Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlık sorunu ile yakından ilgilenir. Heyet ile birlikte Samsun Havzaya geçer.

Milli mücadele döneminde aktif görev alan bir vatanseverdir. 1 Mart 1922 tarihinde yarbay olur. Milli savunma bakanlığına sağlık Dairesi Başkanlığına atanınca mebusluktan kanun gereği çekilmek zorunda kalmıştır.

Mustafa Kemal’ in karargâhı Erzurum’da dağıldıktan sonra Erzurum Askeri Hastanesi Bulaşıcı Hastalıklar Şefliğine atandı. İbrahim Refik bu görevi kabul etmedi ve ordudan ayrıldı.

Sağlık Üzerine Çalışmaları

Sağlık eleman yetiştirilmesine önem veren Refik İbrahim Saydam birçok kurs açarak sağlık elemanı yetişmesine katkı sağlamıştır. 1928 yılında Hıfzıssıhha Enstitüsünü açtı. İstanbul ve Ankara ilinde birçok verem dispanser merkezleri açtı. 1931 yılı ile 1938 yılları arasında Eğitim ve Maliye bakanlıklarına vekâleten baktı. Atatürk öldükten sonra İç işleri Bakanlığı yaptı.

Refik İbrahim Saydam sıradan bir tıp insanı değildi. Yaptığı icraatlar ile farklı bir kişiliği olduğunu ispat etti. Nazi Almanya’sı tarafından dışlanan ünlü çocuk doktoru Profosör Doktor Albert Eckstein ve eşi Erna sığınmak için Ankara’ya geldiklerinde Sağlık Bakanı Refik İbrahim tarafından karşılanıp koruma altına alındı.

Bu iki uzman doktor ülkenin sağlık envanterini çıkarttı. İki yıl süren bu çalışma yüzlerce köyde tarama ve anket çalışmaları yaptı. Refik İbrahim Saydam kendini beğenmiş bir bürokrat olmaktan ileri gidip ezber bozan araştırmaya dayalı politikalarla Türkiye’nin birçok sağlık sorununa çözüm üreten öncü bir şahsiyet olmuştur.

Almanca ve Fransızca dillerini çok iyi konuşan İbrahim Refik birçok alanda kendisini yetiştirmiştir. Atatürk’ün sağlık sorunları ile çok yakından ilgilendi. Birçok konuda Atatürk ile fikir alışverişinde bulundu. İsmet İnönü’ye yakınlaşmasının ardından Atatürk ile olan diyaloğu azaldı.

Ebe, hemşire, sağlık memuru ve hekim yetiştiren okulların açılmasına önem verdi. 1925 yılından itibaren 14 yıl boyunca Kızılay Cemiyetinde genel başkanlık görevini başarıyla sürdürdü. Kızılay kurumunun ülkede olduğu kadar ülke dışında da tanınmasına önemli katkı sağladı.

Siyaset Dönemi

Erzurum ve Sivas’ta yapılan kongrelerde aktif görev aldı. 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine Beyazıt Milletvekili ve Milli Savunma Bakanlığına bağlı Sıhhiye Dairesi Başkanı olarak atandı. İkinci dönemde İstanbul milletvekili olarak yeniden meclise girdi ve arkasından Sağlık Bakanı olarak seçildi.

Refik İbrahim Saydam Türkiye Cumhuriyetinin ilk Sağlık Bakanı olmuştur. 14 yıl Sağlık Bakanlığı görevini sürdüren Refik İbrahim Saydam Türkiye Cumhuriyetinde sağlık hizmetlerinin temellerini atmıştır. 1924 yılında Ankara başta olmak üzere Erzurum, Diyarbakır, Sivas gibi şehirlerde, doğum evi ve çocuk bakım evleri açmıştır.

Refik İbrahim Saydam Chp genel sekreterliği yaptı. 15 yıl boyunca Kızılay kurumuna başkanlık yaptı. 1939 ile 1942 yılları arasında Başbakan iken sağlık üzerine büyük önem veren Refik İbrahim Saydam devlet idaresinde yaşanan bozukluk ve aksaklıkları gidermek için büyük mücadeleler verdi.

1934 soyadı kanunu çıktığında Mustafa Kemal tarafından bizzat kişilik ve karakterindeki saflık ve sadelikten dolayı kendisine Saydam soyadı verilmiştir.

Daha da ilerleyen yıllarda siyasi görüş olarak Mustafa Kemal ile farklı görüşleri savunmuştur. Bu yüzden Mustafa Kemal’in çizgisinden çıkmıştır.

Atatürk ömrünün son günlerinde İbrahim Refik Saydamı huzuruna kabul etmedi. İbrahim Refik Ayasofya camisinin cami olmaktan çıkıp müze olmasına katkı sağlamıştır. Ayrıca, Ezanın mecburi Türkçe okunmasını ve anayasadan devletin dini İslam’dır maddesinin kaldırılmasını sağlamıştır.

1937 yılında geçirdiği rahatsızlık nedeniyle kabine görevini yerine getirememiş ve Viyana’ya tedavi olmak için gitmiştir. İkinci dünya savaşı döneminde Ülkenin geçirdiği zor ve buhranlı günlerde büyük bir sabır ve azimle başbakanlık görevini başarıyla sürdürdü.

Refik İbrahim Saydam Atatürk öldükten sonra İkinci Bayar Hükümetinde İç işleri Bakanı oldu. İsmet İnönü’ye yakın olması 1938 yılında chp genel sekreteri seçilmesinde etkili oldu. 25 Ocak 1939 yılında Başbakan seçildi.

Ölümü

1942 yılında İbrahim Refik Saydam İstanbul ilinin çeşitli sorunlarını İncelemek için İstanbul iline geldi. 7 Temmuz 1942 tarihinde belediye encümen ekibi ile bir araya gelip sorunları bizzat yetkili ağzından dinledi. Perapalas otelinde gece kalp sıkışması yaşadı.

8 Temmuz 1942 tarihinde gece saat 00.40 civarında vefat etti. Cenaze 10 Temmuz 1942 yılında Ankara’ya getirildi. Cenazeye bütün devlet ve hükümet erkânı katıldı. Cenaze Hacı Bayram Veli camisinde kılınan cenaze namazından sonra Cebeci Asri mezarlığına defnedildi.

 

Etiketler
Devamını Gör

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol edin

Close
Close